Özellikle
Pınarbaşı yöresinde alabalık üretim tesisleri ve madencilik, yine
Yahyalı yöresinde madencilik önemli bir iştigal konusu olmuştur. 1980’li
yıllarda büyük işletmelerin sayısı artmıştır. Özellikle 1985’ten sonra
uygulanan teşvik sistemi , Kayseri’de teşvikli yatırım yapanları
arttırmış ve çok sayıda büyük ölçekli işletmeler doğmuştur. Kayseri
Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması, altyapısının tamamlanması ve 1989
yılında bu bölgeye teşvik sistemi içerisinde İkinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yöre statüsü verilmesi, Kayseri’de büyük işletme sayısının
çok sayıda artmasına yol açmıştır.
Ağaç
işleri, koltuk, kanepe ve yatak üreten 3 büyük firma ile orta ölçekteki
işletmeler Türkiye’nin bu konudaki ihtiyacının yarıdan fazlasını (%60)
karşılamaktadır. Kayseri İli sanayinde, işletme ve çalışan işçi sayısı
bakımından, metal eşya-makine ve teçhizat sanayi, dokuma sanayi ile gıda
sanayi önemli bir yere sahiptir. Bu üç sektör, 10 kişi ve üzerinde işçi
çalıştıran işletmeler içinde %78’lik paya sahiptir. İşçi sayısı
bakımından da %83’lük oranı oluşturmaktadır.
İldeki
imalat sanayi tesislerinin %59,5’i büyük ölçekli, %40,5’i orta ölçekli
işletme özelliğine sahip bulunmaktadır. Anbar-Boğazköprü arasında
kurulan Kayseri Serbest Bölgesi, 7 milyon metrekarelik bir alana
oturmakta.
Kayseri İli Tanıtımı 2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayseri İli Tanıtımı 2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ocak 2013 Perşembe
Kayseri İli Tanıtımı 18
Kayseri İli Tanıtımı 17
Bu
yıllardan önce ağırlıklı olarak üretilen iplik/dokuma ürünlerine
günümüzde; elektroteknik ürünler, tarım ve hayvancılık makineleri,
makine ve döküm, ev eşyaları, mutfak eşyaları, dayanıklı tüketim
malları, cam mamulleri, ısıtma araç ve gereçleri, gıda, çelik/plastik
boru ve çelik profil, otomotiv, mermer, makine halısı, kağıt ürünleri,
PVC kapı ve pencere gibi ürünlerin dahil olduğunu görmekteyiz.
1980’den sonra büyük işletmelerin sayısında bir artış gözlenmektedir. Özellikle 1970’ten itibaren Kayseri’nin bazı ilçelerinde de sanayi yatırımlarına tanık olmaktayız.
Develi’de Saray Halı, Dev Teks, Gazi Keçe, Bul Teks ve Asil Deri;
Tomarza’da Tomarza Un Fabrikası ile sonra kapanan Panter Plastik;
Bünyan’da çok önceleri kurulan Sümerbank Battaniye Fabrikası, Bünsa ve Bünyan Gıda Sanayi;
Pınarbaşı’nda Zerrin Un Fabrikası, Saffet Et ve Et Ürünleri Fabrikası; Sarıoğlan da Sar Gıda, İlk akla gelenler.
1980’den sonra büyük işletmelerin sayısında bir artış gözlenmektedir. Özellikle 1970’ten itibaren Kayseri’nin bazı ilçelerinde de sanayi yatırımlarına tanık olmaktayız.
Develi’de Saray Halı, Dev Teks, Gazi Keçe, Bul Teks ve Asil Deri;
Tomarza’da Tomarza Un Fabrikası ile sonra kapanan Panter Plastik;
Bünyan’da çok önceleri kurulan Sümerbank Battaniye Fabrikası, Bünsa ve Bünyan Gıda Sanayi;
Pınarbaşı’nda Zerrin Un Fabrikası, Saffet Et ve Et Ürünleri Fabrikası; Sarıoğlan da Sar Gıda, İlk akla gelenler.
Kayseri İli Tanıtımı 16
1950’lerin
uygun ortamında , küçük ve orta boy girişimciler daha çok dayanıklı
tüketim malları üretimine yönelmiş; girişimciler ellerindeki tezgah ya
da makineleri küçük değişikliklerle, değişik ürünleri üretebilecek
biçime dönüştürmüşlerdir.
1950’lerin önemli girişimlerinden birisi de Küçük Sanayi Sitesi’nin ya da “ Eski Sanayi Bölgesi”’nin kurulmasıdır. Günümüzde Bünyan, Develi ve Pınarbaşı’nda birer tane olmak üzere 9 adet Küçük Sanayi Sitesi mevcut olup buralarda 6 bine yakın işletme faaliyet göstermektedir.
60’lı yılların sonu ve 70’li yılların başından itibaren imalat sanayinin çeşitlendiğini, nitelik kazanmaya başladığını, ölçeklerinin büyüdüğünü, fabrikasyon üretime geçtiklerini ve çoğunun tüzel kişilik kazandıklarını görmekteyiz. Bugün, Kayseri Sanayi Odasına kayıtlı üyelerin yüzde 75’ine yakını tüzel kişiliğe sahiptir.
1950’lerin önemli girişimlerinden birisi de Küçük Sanayi Sitesi’nin ya da “ Eski Sanayi Bölgesi”’nin kurulmasıdır. Günümüzde Bünyan, Develi ve Pınarbaşı’nda birer tane olmak üzere 9 adet Küçük Sanayi Sitesi mevcut olup buralarda 6 bine yakın işletme faaliyet göstermektedir.
60’lı yılların sonu ve 70’li yılların başından itibaren imalat sanayinin çeşitlendiğini, nitelik kazanmaya başladığını, ölçeklerinin büyüdüğünü, fabrikasyon üretime geçtiklerini ve çoğunun tüzel kişilik kazandıklarını görmekteyiz. Bugün, Kayseri Sanayi Odasına kayıtlı üyelerin yüzde 75’ine yakını tüzel kişiliğe sahiptir.
Kayseri İli Tanıtımı 15
Cumhuriyetle
birlikte Kayseri de sanayi, ticari, eğitim, kültür v.s konularda önemli
gelişmeler olmuş ve bu gelişmeler günümüzde de artarak devam
etmektedir. 1950, 1960, 1990 ve 2000 yıllarında Kayseri ilinin kent
merkezi ve çevresinin dokusu ve tarihsel gelişimini gösteren harita
aşağıda detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Merkezdeki Fonksiyonel Farklılaşmalar, Yapısal Değişim Ve Mekansal Kaynaklar 1950-1960 arasında özel sektör tarafından bir çok sanayi tesisinin temelinin atıldığını ve faaliyete geçtiğini görüyoruz. Özel sektör tarafından 1950’lerin başında kurulan büyük ölçekli Birlik Mensucat Fabrikası ile Orta Anadolu Mensucat Fabrikası ve yarı kamu nitelikli Şeker Fabrikası (1955) bu dönemin önemli eserleridir.
1950’den sonra Kayseri sanayisinde özel sektörün ağırlığı giderek artı.
1960’tan sonra Taksan ile özel hisselerin de bulunduğu Çinkur dışında imalat sanayinde kamu yatırımı pek görmemekteyiz. Bugün Taksan, Özelleştirme İdaresi tarafından satıldı ve Çinkur ise faaliyetini durdurdu. Đcra yoluyla satıldı. Bu iki tesisinde yeni sahipleri Kayserlidir.
Merkezdeki Fonksiyonel Farklılaşmalar, Yapısal Değişim Ve Mekansal Kaynaklar 1950-1960 arasında özel sektör tarafından bir çok sanayi tesisinin temelinin atıldığını ve faaliyete geçtiğini görüyoruz. Özel sektör tarafından 1950’lerin başında kurulan büyük ölçekli Birlik Mensucat Fabrikası ile Orta Anadolu Mensucat Fabrikası ve yarı kamu nitelikli Şeker Fabrikası (1955) bu dönemin önemli eserleridir.
1950’den sonra Kayseri sanayisinde özel sektörün ağırlığı giderek artı.
1960’tan sonra Taksan ile özel hisselerin de bulunduğu Çinkur dışında imalat sanayinde kamu yatırımı pek görmemekteyiz. Bugün Taksan, Özelleştirme İdaresi tarafından satıldı ve Çinkur ise faaliyetini durdurdu. Đcra yoluyla satıldı. Bu iki tesisinde yeni sahipleri Kayserlidir.
Kayseri İli Tanıtımı 14
Cumhuriyet Dönemi
Kayseri, Cumhuriyetle birlikte 1924 Anayasası gereği vilayet oldu. 1924 Anayasası ile il statüsüne kavuşan Kayseri’nin 1928’de Merkez, İncesu, Bünyan, Develi ve Aziziye(Pınarbaşı) olmak üzere, 5 kazası (İlçe), 21 nahiyesi (bucak) ve 314 köyü vardı.
Bugün ise Kayseri’nin; 16 ilçesi (Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar), 68 belediyesi ve 406 köyü bulunmaktadır.
19 Aralık 1919'da Mustafa Kemal ilk kez Kayseri’ye geldi. Ekim 1926 da Uçak Montaj Fabrikası, Mayıs 1927 de Ankara- Kayseri demiryolu hizmete girmiştir. Mart 1930 tarihinde müze açılmıştır. 1935‘te Kayseri Bez Fabrikası kurulmuştur. 1935 nüfus sayımında Ürgüp’ün Kayseri’ye bağlı olduğunu görmekteyiz. Ürgüp daha sonra, il olan Nevşehir’e bağlandı.
Kayseri, Cumhuriyetle birlikte 1924 Anayasası gereği vilayet oldu. 1924 Anayasası ile il statüsüne kavuşan Kayseri’nin 1928’de Merkez, İncesu, Bünyan, Develi ve Aziziye(Pınarbaşı) olmak üzere, 5 kazası (İlçe), 21 nahiyesi (bucak) ve 314 köyü vardı.
Bugün ise Kayseri’nin; 16 ilçesi (Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar), 68 belediyesi ve 406 köyü bulunmaktadır.
19 Aralık 1919'da Mustafa Kemal ilk kez Kayseri’ye geldi. Ekim 1926 da Uçak Montaj Fabrikası, Mayıs 1927 de Ankara- Kayseri demiryolu hizmete girmiştir. Mart 1930 tarihinde müze açılmıştır. 1935‘te Kayseri Bez Fabrikası kurulmuştur. 1935 nüfus sayımında Ürgüp’ün Kayseri’ye bağlı olduğunu görmekteyiz. Ürgüp daha sonra, il olan Nevşehir’e bağlandı.
Kayseri İli Tanıtımı 13
Đşgal
ettiği bu uzak kasabaların yönetimi de yörenin Ermeni ileri gelenlerine
veriyordu. Bakırdağ (Rumlu) Nahiyesi’nde de bu tür bir uygulama yapan
Fransızlar, Sarkis Efendi atlı bir Ermeniyi nahiye müdürlüğüne
getirmişlerdi.
Nahiye merkezi Bakırdağ’ın Kiske köyündeydi. Gerek nahiye merkezindeki, gerek çevre köylerdeki güvenliği de Ermeni Jandarmaları sağlıyordu.
Kurtuluş Savaşı Dönemi
Kayseri ili, Milli Mücadele Dönemi’nde Develi’ye bağlı Taşçı (Bakırdağ) Bucağı dışında işgal görmemiştir. Fransızlar’ın koruması altındaki ayrılıkçı Ermeni’lerce gerçekleştirilen Bakırdağ işgali de bölgeyi etkileme olanağı bulmadan, kısa süre içinde son bulmuştur.
Nahiye merkezi Bakırdağ’ın Kiske köyündeydi. Gerek nahiye merkezindeki, gerek çevre köylerdeki güvenliği de Ermeni Jandarmaları sağlıyordu.
Kurtuluş Savaşı Dönemi
Kayseri ili, Milli Mücadele Dönemi’nde Develi’ye bağlı Taşçı (Bakırdağ) Bucağı dışında işgal görmemiştir. Fransızlar’ın koruması altındaki ayrılıkçı Ermeni’lerce gerçekleştirilen Bakırdağ işgali de bölgeyi etkileme olanağı bulmadan, kısa süre içinde son bulmuştur.
Kayseri İli Tanıtımı 12
1918
sonrasından başlayarak gelişen Adana ve Maraş işgalleri nedeniyle,
yörenin halkı uğradığı baskılara dayanamayarak yollara düşmüş ve göç
kervanları Kayseri’ye uzanmıştı. Eylül 1919’da gelindiğinde Fransızlar,
Çukurova’ya yerleşmiş.
Urfa, Antep, ve Maraş’a girmiş, Kayseri’nin Develi Kazasının 20 km. yakınlarına dek ilerlemişlerdi. Zamantı suyunu sınır kabul ettiklerini duyuran Fransız işgal yetkilileri, bugün Develi’ye bağlı olan Bakırdağ Nahiyesini de denetimleri altına almışlardı. Adana’yı merkez edinen
Fransız işgal komutanlığı, güçlerini fazla dağıtmamak için, direnişle karşılaşmadığı sürece, merkezden uzak bölgelere, asker göndermiyor; denetimi, işgal birlikleri içindeki Ermeni gönüllü taburlarıyla sağlamaya çalışıyordu.
Urfa, Antep, ve Maraş’a girmiş, Kayseri’nin Develi Kazasının 20 km. yakınlarına dek ilerlemişlerdi. Zamantı suyunu sınır kabul ettiklerini duyuran Fransız işgal yetkilileri, bugün Develi’ye bağlı olan Bakırdağ Nahiyesini de denetimleri altına almışlardı. Adana’yı merkez edinen
Fransız işgal komutanlığı, güçlerini fazla dağıtmamak için, direnişle karşılaşmadığı sürece, merkezden uzak bölgelere, asker göndermiyor; denetimi, işgal birlikleri içindeki Ermeni gönüllü taburlarıyla sağlamaya çalışıyordu.
Kayseri İli Tanıtımı 11
Kayseri’de
yerel ekonomik yaşamı denetleyen ve 30.000’i aşkın olan bu Ermeni
nüfus, 1915’te Suriye’ye tehcir edilmiş, ancak, Mondros Mütarekesi ile
kısa süre içinde yeniden Kayseri’ye dönmüştü. Nitekim, Kayseri’nin en
büyük kazalarından Develi’nin savaş sonrasındaki nüfusu yarı yarıya
Ermenilerden oluşuyordu.
Kayseri ve dolaylarının nüfus yapısını etkileyen bir başka gelişme’de, daha savaş yıllarında başlayan göçlerdi. Rus işgalleri 1915-1916 ‘da Doğu Anadolu içlerine doğru uzandığında işgal altına giren kent ve köylerin halkı yollara dökülmüş ve bunlardan bir bölümü Kayseri’ye gelmişti.
Bunu, 1917 Sovyet Devrimi sonrasında, Kafkasya’dan göçen kimi toplulukların, örneğin Çerkez’lerin gelişi izlemişti. Kayseri yöresi, Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan Fransız işgalleri döneminde üçüncü bir göçe tanık oldu.
Kayseri ve dolaylarının nüfus yapısını etkileyen bir başka gelişme’de, daha savaş yıllarında başlayan göçlerdi. Rus işgalleri 1915-1916 ‘da Doğu Anadolu içlerine doğru uzandığında işgal altına giren kent ve köylerin halkı yollara dökülmüş ve bunlardan bir bölümü Kayseri’ye gelmişti.
Bunu, 1917 Sovyet Devrimi sonrasında, Kafkasya’dan göçen kimi toplulukların, örneğin Çerkez’lerin gelişi izlemişti. Kayseri yöresi, Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan Fransız işgalleri döneminde üçüncü bir göçe tanık oldu.
Kayseri İli Tanıtımı 10
Moğol Hakimiyeti
Selçuklu ordusunun, Moğol ordusu ile 1243 tarihinde yapılan Kösedağ Meydan Savaşı ile Moğol ordusuna yenilmesi , Türk tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve artık Anadolu’da Moğol hakimiyeti başlamıştır. Gönderdikleri Valilerle Anadolu‘yu denetleyen Moğollar, 150 sene müddetle Kayseri ve Anadolu’nun bütün maddi ve manevi kaynaklarını yağmalamışlardır. Moğol sömürüsü altında ezilen Selçuklu Devleti, bütün gücünü kaybetmiş ve II. Mesud ‘ dan sonra dağılarak, yerini yeni kurulan beyliklere bırakmıştır.(1308)
Osmanlı Dönemi
Fatih Sultan Mehmet zamanında , Gedik Ahmet Paşa tarafından Karamanoğulları Beyliği’ ne son verilerek, Karaman, Konya ve Kayseri Bölgeleri Osmanlı toprağına katıldı. (1474) Kayseri 1476‘dan itibaren Karaman eyaletine bağlı bir sancak merkezi oldu. 1839 tarihinde Bozok Eyaletinde, 1867 tarihinde de bağımsız sancak merkezi olarak Osmanlı idari taksimatında yerini aldı.
Mütareke’de Durum
Kayseri, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı yenilgisini belgeleyen Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) günlerinde, bağımsız bir sancak olarak yönetiliyordu ve doğrudan Đstanbul’a bağlıydı. Birinci Dünya Savaşı öncesinde birçok Orta Anadolu kentinden farklı olarak, canlı bir ekonomik yaşamı olan Kayseri, savaş içindeki Ermeni tehciri nedeniyle, bu özelliğini bir ölçüde yitirmişti.Çünkü, kentin ticari yaşamının gelişmesinde ve ileri düzeydeki zanaatçılıkta Ermenilerin büyük payı vardı.
Hayvancılığa dayalı besin sanayinin doğması Kayseri’nin pastırmacılık ve sucukçulukta ün kazanması, büyük ölçüde Ermenilerin çabalarıyla olmuştu. Ermeniler ve kimi Rumlar, ayrıca sarraflıkla da uğraşıyorlardı.
Selçuklu ordusunun, Moğol ordusu ile 1243 tarihinde yapılan Kösedağ Meydan Savaşı ile Moğol ordusuna yenilmesi , Türk tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve artık Anadolu’da Moğol hakimiyeti başlamıştır. Gönderdikleri Valilerle Anadolu‘yu denetleyen Moğollar, 150 sene müddetle Kayseri ve Anadolu’nun bütün maddi ve manevi kaynaklarını yağmalamışlardır. Moğol sömürüsü altında ezilen Selçuklu Devleti, bütün gücünü kaybetmiş ve II. Mesud ‘ dan sonra dağılarak, yerini yeni kurulan beyliklere bırakmıştır.(1308)
Osmanlı Dönemi
Fatih Sultan Mehmet zamanında , Gedik Ahmet Paşa tarafından Karamanoğulları Beyliği’ ne son verilerek, Karaman, Konya ve Kayseri Bölgeleri Osmanlı toprağına katıldı. (1474) Kayseri 1476‘dan itibaren Karaman eyaletine bağlı bir sancak merkezi oldu. 1839 tarihinde Bozok Eyaletinde, 1867 tarihinde de bağımsız sancak merkezi olarak Osmanlı idari taksimatında yerini aldı.
Mütareke’de Durum
Kayseri, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı yenilgisini belgeleyen Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) günlerinde, bağımsız bir sancak olarak yönetiliyordu ve doğrudan Đstanbul’a bağlıydı. Birinci Dünya Savaşı öncesinde birçok Orta Anadolu kentinden farklı olarak, canlı bir ekonomik yaşamı olan Kayseri, savaş içindeki Ermeni tehciri nedeniyle, bu özelliğini bir ölçüde yitirmişti.Çünkü, kentin ticari yaşamının gelişmesinde ve ileri düzeydeki zanaatçılıkta Ermenilerin büyük payı vardı.
Hayvancılığa dayalı besin sanayinin doğması Kayseri’nin pastırmacılık ve sucukçulukta ün kazanması, büyük ölçüde Ermenilerin çabalarıyla olmuştu. Ermeniler ve kimi Rumlar, ayrıca sarraflıkla da uğraşıyorlardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız
Mutluluk Duyarız










